
23 Aralık 2025 Tarihli Ekonomik Olaylar ve Şirket Raporlarının Detaylı İncelemesi
Salı günü, ABD’den gelen büyük bir makroekonomik istatistik bloğu piyasaların üzerinde büyük bir etki yaratabilecek şekilde düşüyor. Yatırımcılar, 2025 yılının üçüncü çeyreğine ait ABD GSYİH’sının ilk resmi hesaplamasına odaklanmış durumda. Daha önce Amerikan devlet kurumlarının işleyişindeki kesintiler nedeniyle geciken bu verinin yanı sıra, dayanıklı mal siparişleri, sanayi üretimi ve tüketici güveni endeksi gibi birçok gösterge, yıl sonundaki ABD ekonomisinin durumu hakkında kapsamlı bir bakış sunacak. Asya-Pasifik bölgesindeki piyasa katılımcıları, Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) son toplantısına ait protokolün detaylarını inceleyerek, gelecekteki para politikası hakkında ipuçları arayacak. Kurumsal düzeyde, ABD’de yalnızca birkaç ikinci kademe şirket rapor yayımlarken, Avrupa, Asya ve Rusya piyasasında büyük bir rapor beklenmiyor. Bu etmenlerin toplamı, yatırımcıların makro verileri, FED’in faiz oranı beklentileri, dolar dinamikleri, emtia fiyatları ve genel risk iştahıyla ilişkilendirmekteki ruh hallerini belirleyecek.
Makroekonomi Takvimi (GMT+3)
- 03:30 — Avustralya: RBA toplantı protokolü.
- 16:15 — ABD: ADP istihdam göstergesi (haftalık rapor).
- 16:30 — ABD: Ekim ayı dayanıklı mal siparişleri.
- 16:30 — ABD: Eylül ayı konut başlangıçları.
- 16:30 — ABD: 2025 yılı 3. çeyrek GSYİH’sı (ön değerleme).
- 17:15 — ABD: Kasım ayı sanayi üretimi.
- 18:00 — ABD: Aralık ayı Conference Board tüketici güveni endeksi.
- 18:00 — ABD: Aralık ayı Richmond Fed imalat endeksi.
- 00:30 (çar) — ABD: API verilerine göre haftalık petrol stokları.
ABD: 3. Çeyrek GSYİH ve Ekonomik Dinamikler
- Ön GSYİH (Q3 2025): 3. çeyrek büyüme oranının ilk değerlendirmesi, ekonominin yılı ne kadar sağlam kapattığını netleştirmelidir. Yıllık büyüme oranının (yaklaşık %3-4 civarında) oldukça sağlam olması bekleniyor; bu, 2025’in başındaki duraksamanın ardından bir toparlanmayı yansıtır. Yatırımcılar özellikle GSYİH’nin yapısına dikkat edecekler: hanehalkı tüketiminin durumu ve işletme yatırımlarının artması, ekonominin dayanıklılığını doğrularken, bu unsurlardaki zayıflık, yavaşlamanın habercisi olabilecektir. GSYİH’nin alışılmadık şekilde geç yayımlanması (istatistiklerdeki gecikmeler nedeniyle Aralık ayının sonuna kaydırıldı) merakı artırmakta ve ABD hisse senedi piyasası ile tahvil piyasalarında artan volatiliteye neden olabilmektedir.
- İç talep ve enflasyon: GSYİH’nin bileşenleri (kişisel tüketim, sabit sermaye yatırımları) enflasyon eğilimleri çerçevesinde değerlendirilecektir. Eğer GSYİH’nın artışı ılımlı temel enflasyon ile birlikte gerçekleşirse, bu “yumuşak iniş” beklentilerini destekleyecek ve FED’in 2026 yılının ikinci yarısında faiz indirimi yapabileceği olasılığını artıracaktır. Ancak, çok yüksek ekonomik genişleme oranları, aşırı ısınma ve FED’in sıkılaşma politikası konusunda endişeleri artırabilir; bu, Hazine tahvillerinin getirilerinde bir artışa ve doların güçlenmesine neden olabilir.
- Dış ticaret ve stokların etkisi: Piyasalar, dış sektörün katkısı ve stok değişimlerinin GSYİH üzerindeki genel etkisine özellikle dikkat edecektir. İhracatta önemli bir artış veya ithalatta bir azalma ticaret dengesini iyileştirerek sanayi ve emtia şirketlerini destekleyecektir (özellikle son aylarda doların değer kaybetmesiyle). Bu arada, emtia stoklarının önemli bir artışı, talepin doygunluğa ulaştığını ve üretimin yavaşlama riskini işaret edebilir. Yatırımcılar, bu bileşenlerdeki tek seferlik faktörleri ve kalıcı eğilimleri ayırt ederek, 2026’nın başındaki stratejilerini buna göre ayarlamalıdır.
ABD’de Üretim Göstergeleri ve Konut Piyasası
- Dayanıklı Mal Siparişleri (Ekim): yeni açık siparişler, kurumsal sermaye harcamalarını ve dayanıklı mal taleplerini (otomobillerden ekipmanlara kadar) yansıtır. Eylül ayındaki düşüşün ardından siparişlerde küçük bir artış bekleniyor; bu, dördüncü çeyrekte sanayi aktivitesinin yeniden canlandığını gösterebilir. Temel siparişler kategorisine (savunma ve havacılık dışı) özel bir dikkat gösterilecektir; bu siparişlerdeki sürdürülebilir artış, işletmelerin güvenini ve yatırım planlarını sinyal edecektir. Piyasalarda pozitif bir sipariş dinamiği sanayi sektörü ve Dow Jones için olumlu olurken, zayıf veriler üretimdeki duraksama endişelerini artırabilir.
- Konut İnşaatı (Housing Starts): Eylül ayı yeni konut başlangıçlarına ilişkin veriler (yayınlama tarihi Aralık’a ertelendi) yüksek mortgage faiz oranları karşısında ABD konut pazarının durumunu gösterecektir. Yeni inşaatların sayısındaki belirgin bir artış, inşaatçıların ve alıcıların yüksek kredilere dönme çabalarının bir göstergesi olabilir; bu, konut geliştirici ve bağlantılı sektörlerin hisselerini destekleyecektir. Housing Starts’ta devam eden bir düşüş, ise konut sektörünün hala baskı altında kaldığını doğrulayabilir; bu da inşaat şirketleri, inşaat malzemeleri üreticileri ve dolaylı olarak tüketici sektörü üzerinde etki yaratabilir (hanehalklarının refah etkisi yoluyla).
- Sanayi Üretimi (Kasım): Kasım ayı için sanayi üretim verileri, sanayi sektörünün durumunu daha iyi analiz etmemizi sağlayacaktır. Ekim ayında enerji sektörü sayesinde sanayi üretim endeksi artış gösterdi ve yatırımcılar bu eğilimin devamını veya en azından istikrara ulaşmasını bekliyorlar. İmalat sanayisindeki rakamlar önemli bir detay olacaktır; fabrikalarda üretimin artması, talep artışını ve stokların azalmasını gösterecekken, üretimdeki bir düşüş, yeni yıl öncesi endişe verici bir işaret olacaktır. Bu verilere piyasaların tepkisi, sektör bazında hisse senedi dinamiklerinde kendini gösterecek; sanayi üretiminin iyileşmesi, S&P 500’ün sanayi ve emtia segmentlerini destekleyecekken, zayıf veriler, savunma araçlarına olan ilgiyi artırabilir.
ABD’de Tüketici Güveni ve İşgücü Piyasası
- Tüketici Güveni Endeksi (Aralık): Conference Board’dan gelen bu güncel tüketici güveni endeksi, Amerikan hanelerinin yılsonundaki ruh halini gösterecektir. Sonbah bölümündeki kayıptan sonra küçük bir iyileşme bekleniyor; tatil dönemlerinde tüketiciler geleneksel olarak indirimler ve bonuslar sayesinde daha iyimser olurlar, ancak yüksek enflasyon ve pahalı kredi faktörleri hala optimizmin önündeki engellerdir. Eğer gösterge beklentilerin üzerinde bir sonuç verirse, bu perakende sektörüne ve hizmet sektörüne olumlu bir sinyal olacaktır (daha fazla harcama, daha yüksek gelir). Ancak, güven endeksinin düşüş göstermesi, tüketicilerin temkinli davranışlarının bir göstergesi olabilir ve bu da yatırımcıları 2026’nın başlarındaki ekonomik beklentiler hakkında endişelendirebilir.
- İşgücü Piyasası: ADP Verileri ve Bölgesel Göstergeler: ADP’nin haftalık istihdam raporu, ABD özel sektöründeki istihdam dinamikleri hakkında güncel bir değerlendirme sunacaktır. Son yayımlanan veriler, yeni istihdam yaratımında bir yavaşlama olduğunu gösteriyordu – bu eğilim devam ederse (yeni işlerin sayısı sıfıra yakın veya negatif) bu, işgücü piyasasında genel bir yavaşlama görüntüsü ile örtüşecektir. Diğer taraftan, sürekli olarak olumlu ADP verileri, istihdamda sağlamlığa işaret edecektir; bu durum görünür tüketici harcamalarını desteklemektedir. Ek olarak, Aralık ayında Richmond Fed imalat endeksi, bölgesel düzeyde durumu değerlendirme imkanı verecektir: endeksin pozitif alana yükselmesi, ABD Güneydoğu’sundaki sanayinin canlandığını gösterirken, düşüş imalat sektöründeki duraklama endişelerini artıracaktır. İş gücü ve bölgesel aktivite verileri, FED’in gelecekteki toplantısındaki kararları şekillendirmede yardımcı olacaktır; çünkü FED, politika değişimi yaparken işgücü piyasasındaki soğumayı dikkate alacaktır.
- Piyasa Tepkisi: Tüketici ve İşgücü Verileri: Hisse senedi piyasaları için denge oldukça önemlidir: tüketici güveninde ve istihdamda ılımlı bir zayıflama, yatırımcıları mutlu edebilir; çünkü bu, FED’in yeni faiz artışları olasılığını azaltır. Ancak, çok zayıf veriler, resesyon endişelerini artırabilir ve döngüsel şirketlerin (perakende, otomotiv, sanayi) hisse senetlerini olumsuz etkileyebilir. Optimist bir görünüm (yüksek Tüketici Güveni ve güçlü istihdam) kısa vadede hisse senetlerini destekleyecek, özellikle iç tüketime odaklanmış hisselere. Ancak bu, aşırı ısınma korkusuyla tahvil satışlarına neden olabilir. Dolayısıyla, piyasa katılımcıları istatistikler arasında bir denge bulmaya çalışacak, verilerin sürprizinin türüne göre sektörel tepkiler vererek hareket edecektir.
Avustralya: RBA Protokolü ve Döviz Piyasası
- RBA Ritorikası ve Faiz Beklentileri: Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) Aralık ayı toplantısına ait protokol, Avustralyalı düzenleyicilerin tartışmalarının detaylarını açığa çıkaracaktır. Toplantıda, faiz oranının muhtemelen değişmeyeceği düşünülse de, kayıtların tonu, görüşlerin dengesini gösterecektir: ekonominin aşırı ısınma riski mi yoksa enflasyondaki yavaşlamaya ve büyümenin desteklenmesine odaklı görüşler mi tartışılmıştır. Eğer protokolda GSYİH ve işgücü piyasasındaki zayıflıklarla ilgili artan endişeler ifade edilirse, piyasalar, RBA’nın 2026’da faiz indirme olasılığını artırabilir. Daha “şahin” bir tonda ( halen yüksek enflasyona ve gerektiğinde faiz artırma arzusu üzerine bir vurgu ile) gelecek olan bir açıklama, Avustralya Doları’nı güçlendirebilir ve Avustralya tahvillerinin getirilerini artırabilir.
- AUD ve Bölgesel Aktiflere Etkisi: Avustralya Doları (AUD) ve yerel ASX 200 borsa endeksi, protokolün içeriğine tepki verecektir. Yumuşak, “güvercin” bir protokol (uzun bir duraksama veya hatta olası bir para politikası yumuşamasına işaret) genellikle AUD’yi zayıflatır; bu durum, Avustralya ekonomisinin ihracata dayalı sektörleri (madencilik, tarım) için olumlu olur. Aynı zamanda bu durum, düşük faiz oranları nedeniyle hisse senedi değerlemelerini artıracak ve Avustralya borsa piyasasına destek sağlayacaktır. Ancak, RBA üyelerinin sert bir duruş sergilediği ortaya çıkarsa, AUD yükseliş ivmesi kazanırken, Sydney’deki hisse senetleri, daha pahalı krediler beklentisi nedeniyle biraz değer kaybedebilir. RBA’dan gelen sinyaller dolaylı olarak diğer emtia ülkeleri para birimleri üzerinde de etkili olacaktır — Yeni Zelanda Doları (NZD) ve Kanada Doları (CAD) gibi, Asya seansındaki döviz hareketlerini etkileyerek yönlendirecektir.
- Merkez Bankalarının Küresel Bağlamı: Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ve Avrupa’dan gelen yatırımcılar da Avustralya protokolüne dikkat edecek; bu protokol, Moskova saatiyle sabah erken saatlerde yayımlanacak. Avustralya, genellikle gelişmiş ülkelerin para politikası trendleri için bir “öncü gösterge” olarak rol oynuyor; bu nedenle RBA’nın daha yumuşak politikası, diğer merkez bankalarının (örneğin, Kanada Merkez Bankası veya hatta ABDFED) da 2026 ortalarına yaklaştıkça politika yumuşatacaklarına dair beklentileri artırabilir. Dolayısıyla, belgede herhangi bir önemli açıklama, küresel piyasa katılımcıları tarafından, özellikle emtia para birimleri ve ilgili sektörlerdeki stratejilerin oluşturulmasında dikkate alınacaktır.
Kurumsal Raporlamalar: ABD ve Diğer Piyasalar
- ABD (NYSE/NASDAQ): 23 Aralık’ta ABD’nin büyük kamu şirketlerinden belirgin raporlar yayımlanmayacak; ancak birkaç ikinci kademe şirket finansal sonuçlarını açıklayacak. Bunlar arasında **Limoneira Company (LMNR)** - Kaliforniyа'nın narenciye yetiştiren tarım sanayi holdingi; yatırımcılar, limon ve avokado fiyatlarının stabilizasyonu karşısında şirketin zararları azaltıp azaltamadığını izleyecek. Ayrıca, bölgesel burger barları zincirine sahip olan **Good Times Restaurants (GTIM)** rapor verecek; pazar için mevcut restoranların satış dinamiği ve maliyet artışı karşısında marjı koruma çabaları önemli olacak. Günün bir diğer raporu ise, bulut altyapısı alanında küçük bir teknoloji holdingi olan **Digerati Technologies (DTGI)**’den gelecek; hissedarlar, işin tekrar düzenlenmesi ve yeni yönetimin karlılığa ulaşma planlarını merak ediyor. Bu emisyonların ölçekleri küçük olsa da, raporları ilgili sektörler (tarım, restoran, telekom) üzerinde yerel olarak etkili olabilir ve ABD’de küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sağlığı hakkında bir gösterge teşkil edebilir.
- Avrupa: Bu Salı günü Avrupa borsalarında bilgi boşluğu hâkim; Euro Stoxx 50’deki en büyük şirketlerden hiçbiri 23 Aralık’ta finansal sonuçlarını yayımlamayı planlamadı. Noel öncesi Avrupa’daki iş aktiviteleri azalmakta ve yatırımcılar odaklarını dış faktörlere, özellikle ABD makro verilerine ve döviz dalgalanmalarına kaydırmakta. Bazı ikincil emisyonlar raporlar veya operasyonel güncellemeler yayımlayabilir (örneğin, Birleşik Krallık ve Almanya’daki belirli geliştiriciler veya gayrimenkul yatırım fonları), ancak bu durum pazar üzerinde geniş bir etki yaratmayacaktır. Avrupa borsa platformları, büyük ihtimallle ABD’den gelen verilere göre küresel bir ruh hâline tepki verecektir.
- Asya: Asya-Pasifik bölgesinde kitlesel kurumsal raporlama döneminin sona ermesiyle birlikte, 23 Aralık’ta Nikkei 225 veya MSCI Asya Pasifik endeksinden gelen önemli şirket verileri beklenmemektedir. Japonya’da çoğu şirket, altı aylık raporlarını Kasım ayında yapmış ve büyük oyuncular yeni finansal sonuçlarını yalnızca yeni yıldan sonra açıklayacak. Çin ve diğer Asya pazarları bu günde çoğunlukla dış sinyallere, yani Amerikan istatistiklerine ve döviz/ham madde dinamiklerine odaklanacak. Böylece, Asya seansı açısından kurumsal olaylar açısından nispeten sakin geçecektir; katılımcılar, makro yenilikler ve bölgedeki siyasi faktörler üzerinde yoğunlaşacaklardır.
- Rusya (MOEX): Rus hisse senedi pazarında, Aralık ayının sonu, yatırımcıları büyük raporlarla fazla şımartmamaktadır. MOEX endeksi üzerindeki çoğu emisyon, önceki sonbaharda 2025 yılının 9 aylık sonuçlarının açıklanmış olduğu için, yıllık raporlar yalnızca 2026 yılı içerisinde ortaya çıkacaktır. 23 Aralık’ta belirli kurumsal haberlerin ortaya çıkması mümkün; bazı şirketler bayram öncesi yönetim kurulu toplantıları düzenlemekte. Özellikle, birkaç büyük yerli şirket, geçmiş çeyrekler için ara temettüleri tartışmayı planlıyor – temettülerle ilgili açıklamalar (örneğin, 2025 yılının 9 ayı için) ilgili emisyonların hisselerini yerel olarak etkileyebilir. Ancak, genel olarak MOEX’teki bilgi durumu sakin; iç pazar, kısa vadeli trendleri belirlemek için dış piyasalara ve petrol fiyatlarına bakacaktır.
Diğer Bölgeler ve Endeksler: Yatırımcı Bakış Açısı
- Euro Stoxx 50 ve Avrupa Piyasaları: Kurumsal sürükleyicilerin yokluğunda, Avrupa yatırımcılarının dikkatleri makroekonomik faktörlere yoğunlaşacaktır. ABD’den gelen güçlü veriler (özellikle GSYİH ve tüketici güveni), Avrupa’nın bankacılık ve sanayi sektörlerini destekleyebilir; bu, ihracat talebinin sürdüğüne işaret edecektir. Aynı zamanda, global ekonomideki herhangi bir yavaşlama belirtisi (eğer örneğin, ABD GSYİH hayal kırıklığı yaratırsa), Avrupa’nın savunma varlıklarına – tahvillere, kamu hizmetleri ve telekom şirketlerinin hisselerine yönelimi artıracaktır. EUR/USD döviz kuru da dikkat noktasıdır: EUR’nun FED’den gelen yumuşak sinyaller ile güçlenmeye devam etmesi, Euro Bölgesi’nin ihracatçıları üzerindeki baskıyı artırabilir, daha sağlam bir dolar ise Avrupa üreticilerinin işini kolaylaştırabilir. Genel olarak, Frankfurt, Paris ve Londra borsaları 23 Aralık’ta dış haberlerin etkisiyle hareket edecektir; iç haber akışı sınırlıdır.
- Nikkei 225 ve Asya Endeksleri: Japonya ve Asya piyasaları için bu Salı, yılın sonuna doğru bir durak niteliğinde. Nikkei 225, yenin değerindeki değişiklikleri telafi etme eğiliminde olabilir; eğer Amerikan verileri doların güçlenmesine neden olursa, bu Japon ihracatçı şirketler (otomotiv, elektronik) için faydalı olacak ve Nikkei, bu durumdan destek bulacaktır. Çin ve diğer Asya borsalarındaki yatırımcı ruh hali, çok sayıda faktörün birleşimi ile şekillenecektir: RBA protokolü, Avustralya ve bölgesel bankacılık sektörü için bir yön belirleyecek; emtia fiyatları (petrol, metaller) emtia şirketlerini etkileyecek, American Nasdaq’ın dinamikleri, Asya’da teknoloji hisseleri üzerinde yansıyacaktır. Genel olarak, önemli yerel olayların azlığı nedeniyle, Asya endeksleri “küresel risk barometresi” işlevi görecektir – risk iştahındaki bir artış onları yukarı itecektir, zayıf veriler ise fiyatları aşağı çekecektir.
- Rus Pazarının Durumu (MOEX): Yerli endeksler IMOEX ve RTS, sakin iç haber akışının ışığında küresel eğilimlere ve petrol fiyat dinamiklerine yönelme eğiliminde olacaktır. Petrol fiyatlarında önemli dalgalanmalar, API raporu veya talep tahminleriyle birlikte, hemen hemen Hazine sektöründeki hisselerin üzerinde etkili olacaktır; çünkü bu, Moskova Borsa endeksinde oldukça ağırlığa sahiptir. Eğer Brent petrolü, yüksek seviyelerde (örneğin, varil başına $80-85 civarında) kalmaya devam ederse, arzın azalması ve talep iyimserliği ile, bu Rus enerji büyük şirketlerini ve rubleyi destekleyecektir. Ancak, emtia pazarındaki güçsüzlük, Rus hisse senetleri üzerinde baskı yaratacaktır. Ayrıca, FED ve ECB’den gelen dış sinyaller (GSYİH ve enflasyon verileri bağlamında), Rusya’daki yatırımcılar arasında küresel risk iştahı kanalıyla etki yaratabilir: dış ortamın iyileşmesi, Rusya da dahil olmak üzere riskli varlıklara olan talebi artıracaktır; artan kaygılar ise oyuncuları gelişen piyasalardaki pozisyonlarını azaltma yoluna götürecektir.
Günün Özeti: Yatırımcıların Dikkatini Çekmesi Gereken Noktalar
- ABD GSYİH ve Siparişler: Günün kilit faktörü, 2025 yılının 3. çeyreğine ait ABD GSYİH’sının açıklanmasıdır. Beklentilerin üzerinde bir büyüme (yaklaşık %4’ün üzerinde) FED faiz tahminlerini yeniden değerlendirmeye itebilir; bu, aynı anda tahvil getirilerinin artışına ve döngüsel hisselerin desteklenmesine neden olacaktır. Ayrıca, dayanıklı mallar siparişleri izlenmelidir; bu verinin güvenilir artışı, yatırım aktivitesinin yeniden canlanma trendini doğrulayacak, zayıf sonuçlar ise sanayi sektörü için kaygıları artıracaktır.
- Tüketici Ruh Hali: Aralık ayı tüketici güveni endeksi ve diğer ilgili veriler (varsa perakende satışları) tüketici ürünleri ve hizmetleri sektöründeki şirketler için bir yön belirleyecektir. Yatırımcılar, hanelerin yüksek yaşam maliyeti koşulları içerisinde harcama isteklerini koruyup korumadığını değerlendirmelidir. Tüketici talebinde herhangi bir yavaşlama işareti, perakende zincirleri, otomobil satıcıları ve turizm şirketleri için temkinli davranma sinyali olacaktır; ancak beklenmedik bir iyimserlik, bu sektörlerin hisselerine de ivme kazandırabilir.
- RBA Protokolü ve Para Birimleri: Sabah saatlerinde RBA toplantısının sonuçları, Salı günkü döviz piyasası işlemleri için bir ton belirleyebilir. Protokol beklenenden daha yumuşak çıkarsa, AUD ve NZD’nin düşmesi beklenebilir; bu durum, hammadde fiyatlarını (üretim maliyetlerinin azalmasıyla) ve gelişen pazarları etkileyen döviz çiftlerini de etkileyebilir. Küresel varlıklardaki yatırımcılar için RBA sinyali, dünya genelinde politika yumuşatma döngüsünün başladığını veya olmadığını teyit etmek açısından önemli bir göstergedir. Ayrıca, ruble üzerindeki etki de dikkate alınmalıdır: petrol fiyatlarındaki değişimler ve bu gün içindeki dış olaylarla şekillenen genel risk iştahı, rubleyi hareket ettirebilir; bu durum, Rus iç borç ve hisse senedi piyasasını da etkileyecektir.
- Petrol ve Emek Pazarları: Günün haber kombinasyonu, hammadde segmentini doğrudan etkilemektedir. API raporu akşam saatlerinde ABD’deki petrol piyasasının durumuna ilişkin ön bir değerlendirme sunacaktır; önemli bir petrol ya da benzin stoku azalması petrol fiyatlarını desteklerken, beklenmedik bir stok artışı aşağı yönde bir düzeltme yaratabilir. Petrol ve gaz sektörü yatırımcılarının, tatil dönemi öncesinde likiditenin azalabileceğini ve fiyat dalgalanmalarının olağan dışı olabileceğini göz önünde bulundurarak, önceden hedef fiyat aralıklarını ve olası koruma pozisyonlarını belirlemeleri akıllıca olacaktır. Ayrıca, sanayi metallerine de dikkat edilmelidir; bu gün için Çin’den veri gelmediğinden, metaller esasen ABD sanayisi verilerine ve genel risk iştahına tepki verecektir.
- Bayram Öncesi Risk Yönetimi: 23 Aralık, yüksek miktardaki istatistik ile düşük likidite dönemine yaklaşmak arasında bir kombinasyon sunuyor. Yatırımcıların dikkatli olmaları önerilir; daha az aktif katılımcı nedeniyle volatilite artabilir. Pozisyonların gözden geçirileceği veya hedge edileceği seviyeleri önceden belirlemek, karın korunması için stop-loss emirleri kullanmak ve aşırı kaldıraçtan kaçınmak iyi bir düşünce olacaktır. Yılın sonuna yaklaşıldığında, sonuçların kaydedilmesi ve portföyün dengelemesi mantıklı olacaktır; böylece yeni yıl tatillerini stres altında geçirmeden, 2026 Ocak ayı için düşünülmüş bir plan ile karşılayabiliriz.